İlk Derece Mahkemeleri · 4. HUKUK DAİRESİ

İtirazın İptali Davasında Hukuki Dinlenilme Hakkı İhlali Nedeniyle Kararın Bozulması

N. di Ruolo
2023/2848
N. Decisione
2025/751
Data della Decisione
Tempo di lettura
8 min

Questo contenuto è disponibile solo in turco.

                                                                                                                     T.C.

                                                                                                                 ANKARA

                                                                                                 BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

                                                                                                        4. HUKUK DAİRESİ

 

DOSYA NO    : 2023/2848

KARAR NO    : 2025/751

 

T Ü R K M İ L L E T İ  A D I N A

K A R A R

 

BAŞKAN                     : T…. K…. 

ÜYE                            : D…. T… 

ÜYE                            : F….S…İ…. 

KATİP                         : D….. B….. 

 

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ            : Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ                      : 07/04/2023

NUMARASI                : 2021/679 E. - 2023/245 K. 

DAVACI                     : S…K…. - ….. 

VEKİLİ                      : Av. M.FARUK ÖZEN - Zeytinburnu/ İSTANBUL

DAVALI                      : E…T… - …….

VEKİLİ                      : Av. A….C…M…Ş..

DAVANIN KONUSU  : İtirazın İptali

KARAR TARİHİ        : 30/05/2025

KARARIN YAZIM T. : 05/06/2025

 

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. 

 

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: 

Davacı, davalı E…T…’ün dava dışı üçüncü şahıslara borçlu olduğu dört adet icra dosyasına ilişkin protokolü “borçlu vekili” sıfatıyla E…T….’ü temsilen imzaladığını, bu protokolün arka sayfasında davalı tarafından kendisine 50.000,00 TL ödeneceğine ilişkin taahhüdün yer aldığını, protokoldeki üzerine düşen edimi ifa ettiğini, protokoldeki şartların gerçekleştirilmesiyle de davalı tarafın borcunun muaccel hale geldiğini, protokolden doğan alacağının tahsili için önce İstanbul 6. İcra Müdürlüğü’nün 2020/15637 E. sayılı dosyası üzerinden takibe başladığını, davalının yetki itirazı sebebi ile takibe Ankara 3. İcra Müdürlüğü’nün 2020/7492 Esas sayılı dosyası ile devam edildiğini, davalı borçlunun borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu, davalının icra takibine itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve takibin devamına, alacağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 

 

Davalı, imzalanan protokolün ilgi tutulan dosyaların infaz sürecini de kapsar şekilde bir danışmanlık hizmetine ilişkin olduğunu, protokolün imzalanmasından sonra davacının herhangi bir emek ve mesai sarf etmediğini, protokol gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle davacının dava konusu edilen alacağa hak kazanamadığını, vekaletname kapsamına bakıldığında davacının hukuki danışmanlık hizmeti vermek için yetki almışsa da iş yoğunluğu nedeniyle bir adet imza atmak dışında kendisine hiçbir yardımının olmadığını, davacının dosyalarla ilgili her türlü işlemi tamamlayacağını ve sorunları çözeceğini belirterek hayata geçmeyen bir protokol imzalamak dışında hiçbir faaliyette bulunmadığı halde haksız kazanç elde etmeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir. 

 

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ : 

Mahkemece, taraflarca, davacı tarafından davalıya vekaleten imzalanan protokolde bahsi geçen dosyalar ve mal kaçırma ile ilgili dosyaların ibrası ve düşürülmesinden sonra davalının davacıya 50.000,00 TL ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davacının protokolde bahsi geçen dosyalarla alakalı edimini yerine getirmesine rağmen davalının protokolden kaynaklı 50.000,00 TL borcunu ödemediğini iddia ettiği, davalının ise davacının edimini yerine getirmediğini savunduğu, protokolde bahsi geçen dosyaların ibrasına ilişkin davacının herhangi bir işlem yapmadığının tespit edildiği, davacının edimini yerine getirdiğine dair herhangi bir delil ibraz etmediği, davalının takibe itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 

 

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı istinaf dilekçesi ile; davalının üçüncü şahıslara borçlu olduğunu, 4 adet icra dosyasını konu alan protokolü borçlu Erol Türk'ü temsilen imzaladığını, protokolün arkasına sözü edilen icra dosyalarının ibrası ve düşürülmesinden sonra davalı tarafından 50.000,00 TL ödeneceğine ilişkin taahhüde yer verildiğini, protokoldeki şartların gerçekleşmesi ile davalının borcunun muaccel hale geldiğini, davalının verdiği taahhüde aykırı davranarak borcunu ödememesi sebebiyle aleyhine icra takibine giriştiğini, icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, mahkemece 26/01/2023 tarihli ara kararı ile tarafına 17/09/2019 tarihli protokole göre Ankara 12. İcra Ceza Mahkemesinin 2015/349 Esas sayılı dosyası ile Ankara 22. İcra Dairesinin 2015/12952, 2015/12953, 2015/12954, 2015/13762 Esas sayılı takip dosyalarının ibrası ve düşürülmesi ile alakalı hangi işlemleri hangi tarihte yaptığına ilişkin ayrıntılı beyanda bulunmak ve delillerini bildirmek üzere iki haftalık süre verilmesine, ara kararın taraflara tebliğine karar verildiğini, ancak iş bu ara kararın tarafına tebliğ edilmediğini, ara kararda yer alan Ankara 12. İcra Ceza Mahkemesinin 2015/349 Esas sayılı dosyasının dava ile ilgisinin bulunmadığını, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, iddialarını ispatlayabilecek delillerini sunma zemininin oluşturulmadığını, davalı ile akdedilen protokol gereğince üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiğini, protokolde yer alan icra dosyalarına ilişkin harç ödemelerinin Erol Türk'e ait olduğunu, icra dosyalarında davalı tarafından talep edilmediği müddetçe icra dosyalarına başvuru ve cezaevi harcının yatırılamayacağını, davalı tarafından borcun haricen ödendiği bildirilerek icra dosyalarına harcın yatırılması sonrasında dosyaların infaz edileceğini, belirtilen işlemler yapılmadığı sürece protokoldeki işlemlerin sonucunun görülmesinin imkansız olduğunu, davalı tarafından protokolün gereğinin ifa edildiğinin icra dosyalarına bildirilmediğini, davalının borcu olmadığını savunurken borcunu ödediğini de iddia ettiğini, alacağa hak kazanamadığını bildiren davalının alacaktan mahsup edilmesi gerektiğini bildirerek ödeme dekontlarını sunduğunu, bir takım ödemelerin alacağından mahsup edilmesi gerektiğinin beyan edilmesi ile edimini ifa ettiğinin ortaya koyulduğunu, davalının harç ödememek amacıyla icra dosyalarına haricen tahsilat bildirimini dosya alacaklısından talep etmediğini, dosyaların haricen tahsil ile infaz edilip edilmediğinin araştırılmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   

 

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

Dava, protokol ve taahhüde dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali     istemine ilişkindir. 

 

Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde; 

 

Dosya kapsamından; davalı aleyhine dava dışı B… Açılmış tarafından girişilen Ankara 22. İcra Dairesinin 2015/12952, 2015/12953, 2015/12954, 2015/13762 Esas sayılı takip dosyalarına konu olan borçların ödeme koşullarının düzenlendiği protokolün davalının vekili sıfatıyla davacı tarafından imzalandığı, işbu protokolün arka sayfasına davalı tarafından ön yüzde belirtilen dosyalar ve mal kaçırma ile ilgili dosyaların ibrası ve düşürülmesinden sonra danışmanı S…K….'ye 50.000,00 TL ödeneceğinin bildirilerek ilgili taahhüdün davalı tarafından imzalandığı, davacının protokolde bahsi geçen dosyalarla alakalı edimini yerine getirmesine rağmen davalının 50.000,00 TL borcunu ödemediğini ileri sürerek eldeki itirazın iptali davasını açtığı, davalının ise davacının edimini yerine getirmediğini savunduğu, mahkemece 26/01/2023 tarihli ara kararı ile davacı vekiline 17/09/2019 tarihli protokole göre Ankara 12. İcra Ceza Mahkemesinin 2015/349 Esas sayılı dosyası ile Ankara 22. İcra Dairesinin 2015/12952, 2015/12953, 2015/12954, 2015/13762 Esas sayılı takip dosyalarının ibrası ve düşürülmesi ile alakalı hangi işlemleri hangi tarihte yaptığına ilişkin ayrıntılı beyanda bulunmak ve delillerini bildirmek üzere iki haftalık süre verilmesine, ... ara kararın taraflara tebliğine karar verildiği, ancak iş bu ara kararın davacı tarafa tebliğ edilmediği, buna rağmen mahkemece protokolde bahsi geçen dosyaların ibrasına ilişkin davacının herhangi bir işlem yapmadığının tespit edildiği, davacının edimini yerine getirdiğine dair herhangi bir delil ibraz etmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.   Hemen belirtmek gerekirse, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) “hukuki dinlenilme” başlıklı 27. maddesi, T.C. Anayasası’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesi nazara alındığında davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Savunma hakkının temelini teşkil eden hukuki dinlenilme hakkı, adil yargılanma ilkesinin ayaklarından biridir. (Bkz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 24/05/2018 gün, 2018/1393 Esas ve 2018/5823 Karar sayılı ilamı vb.)

 

Somut uyuşmazlıkta, yukarıda açıklandığı üzere mahkemece 26/01/2023 tarihli ara kararı ile davacı vekiline 17/09/2019 tarihli protokole göre Ankara 12. İcra Ceza Mahkemesinin 2015/349 Esas sayılı dosyası ile Ankara 22. İcra Dairesinin 2015/12952, 2015/12953, 2015/12954, 2015/13762 Esas sayılı takip dosyalarının ibrası ve düşürülmesi ile alakalı hangi işlemleri hangi tarihte yaptığına ilişkin ayrıntılı beyanda bulunmak ve delillerini bildirmek üzere iki haftalık süre verilmesine, ... ara kararın taraflara tebliğine karar verildiği halde, iş bu ara kararın davacı tarafa tebliğ edilmediği, davacıya delil ve beyanlarını sunma imkanının tanınmadığı görülmektedir. Hukuki dinlenilme hakkı, tüm yargılama sürecinde değerlendirilmelidir. Mahkemeler, yargılamayı verecekleri ara kararları ile yürütüp, yön vererek, nihai karar ile sonuçlandırır. Mahkeme, tarafların (varsa vekillerinin) her talebini, hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde, gerekçesini de açıklayarak bir karar ile karşılamak zorundadır. Dolayısıyla ilk derece mahkemesince davacıya delil ve beyanlarını sunması için 2 haftalık süre verilmesine dair ara kararının davacıya tebliği ile davacının beyanı ve ibraz edilecek delilleri çerçevesinde inceleme ve değerlendirme yapılması sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. 

 

 Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yargılamanın yeniden yapılması için dosyanın mahalline gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

 

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 

1-Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1/a/6. maddesi uyarınca Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/04/2023 tarihli 2021/679 Esas ve 2023/245 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf karar ve ilam harcının talep halinde istinaf yoluna başvuran davacıya iadesine,

4-İstinaf kararının yerel mahkemece taraflara tebliğine, 

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/05/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.

← Tutte le decisioni