Questo contenuto è disponibile solo in turco.
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
59.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/3953
KARAR NO : 2025/2866
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN : M….T….
ÜYE : S… C…..Y…..
ÜYE : M….E….
KATİP : Ö…..U….
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bakırköy 7. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/01/2023
NUMARASI : 2022/242 E.2023/63 K.
DAVACI : M….. D….
VEKİLLERİ : Av. F….Y….
Av. Ş…. Y…Ö….
DAVALI : A…..Y…
VEKİLİ : Av. Mehmet Faruk ÖZEN
D.KONUSU : İtirazın Kaldırılması Ve Tahliye
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
K. YAZILDIĞI T. : 12/06/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline ait mecurda taraflar arasında imzalanan kira akdi ile kiracı sıfatıyla ikamet ettiğini, icra takibine konu olan kira bedellerinin eksik veya hiç yatırılmadığı için aleyhine örnek no:13 icra takibine başlanıldığını, borçlu tarafın haksız ve mesnetsiz olarak icra takibine itiraz ettiğini, asılsız itirazların kaldırılarak, takibin devamına karar verilerek, davalı/borçlunun mecurdan tahliyesine, icra inkar tazminatına hükmedilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile kiralayan arasında düzenlenen 10.01.2015 tarihli kira sözleşmesi ile zemin ve bodrum kattaki taşınmazı 1.600,00 TL bedelle kiraladığını, müvekkilinin kira ilişkisine istinaden tüm edimleri yerine getirdiğini, ancak kiralayanın haciz ve tahliye talepli takip başlattığını, müvekkilinin borçlu bulunmadığından borca ve tüm ferilere itiraz ettiğini, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde haklılık durumlarının ortaya konulacağını beyan ederek, anılan sebeplerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda: "Bakırköy 5. İcra Dairesinin 2022/3136 E. sayılı takip dosyasında yapılan incelemede özetle; davacı/alacaklı vekili tarafından davalı/borçlu aleyhine 15/03/2022 tarihinde örnek no:13 ödeme emrinin 50.656,00 TL toplam alacak ve işleyecek yasal faizleri talep edilerek icra takibine başlanıldığı, ödeme emrinin borçlu yana tebliğ edildiği icra dosyası içeriğinden anlaşılmaktadır. İİK. m. 269 ve devamı maddelerinden kaynaklanan, itirazın kaldırılması ile mecurun tahliyesi davasında Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün 2022/3136 Esas sayılı dosyasının incelenmesi neticesinde davacı M…D…tarafından borçlu A…Y….aleyhine haciz ve tahliye talepli takip başlatıldığı, borçlu asil tarafından itiraz dilekçesinde borcun olmadığına ilişkin borca itiraz ettiği ve itirazı üzerine takibin durdurulduğu, alacaklı tarafından 16/05/2022 tarihinde itirazın kaldırılması ve tahliye davası açıldığı, itirazın kaldırılması ve tahliye davasının süresinde olduğu, ödeme emrinin incelenmesi neticesinde gerekli ihtaratın usulüne uygun yapıldığı anlaşılmıştır. Bu suretle dava mecurun boş olarak davacıya teslim edilmesine ilişkin olup genel dava şartları somut olayda gerçekleşmiştir.
Somut olayda; davalı borçlu takipte, kira ilişkisine, alacaklının kiralayan ve borçlunun da kiracılık sıfatına, kira miktarına ve imzasına itiraz etmemiştir.
İcra müdürlüğü dosyasında söz konusu kira sözleşmesine itiraz etmemesi üzerine kira sözleşmesinin bu haliyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. İspat yükünün bu durumda borçluya geçtiği, borçlunun kira ilişkisine ve imzasına açıkça karşı çıkmaması karşısında, İİK'nun 269/2. maddesi gereğince akdi kabul etmiş sayılır.
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin de yazılı olması şart değildir. Bu durumda, davalı borçlu imza itirazında bulunmadığı için savunmasını İİK'nun 269/c maddesindeki belgelerle kanıtlamalıdır. Mahkememizce aldırılan 07.11.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; "Davalı borçlu/kiracı takibe konu 10.01.2015 tarihli 3 yıl süreli yazılı kira sözleşmesinden ve TBK. 344 ve Torba yasa 56 Md. gereğince tespit edilen kira artışlarına göre İİK. 269/c maddelerinde yazılı belgelerden biri ile 42.522,96 TL kira borcunun ödediğini kanıtlayamadığından 42.522,96 TL kira ve bu kira alacağına işlemiş taleple bağlılık ilkesi gereği 2.500,00 TL faiz toplam 45.022,96 TL borçlu bulunduğu, davacı alacaklı kiralayan 5.633,04 TL fazla kira alacağı isteminde bulunduğu, davalı borçlu /kiracı ihtar müddeti ve dava tarihi itibariyle ödeme bilgisine rastlanılmamıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir. Bu nedenle, herhangi bir ödeme belgesi ibraz edilmediği görülmekle davalının takip tarihi itibari ile itiraz ettiğini açıkladığı asıl alacak yönünden kısmen borçlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün 2022/3136 Esas sayılı dosyasında davalı borçlunun itirazının kısmen kaldırılmasına, takibin kısmen devamına karar verilmesi gerekir. O halde somut davada davalı aleyhine itiraz kaldırılmakla ve temerrüt oluşmakla akdin feshi ve tahliye talebinin ispatlanan temerrüt karşısında ele alınması gerekmektedir. Davalı borçlu vekilinin itirazları doğrultusunda tahliye talep edilen taşınmaza ilişkin tapu kayıtları getirtilmiş olup davacı alacaklının söz konusu taşınmazı devrettiği tespit edilmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2015/6536 Esas, 2015/7418 Karar ve 17.09.2015 tarihli kararında; "Borçlunun süresinde borca itirazı üzerine itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi için 04.11.2014 tarihinde açılan davanın yargılamasında davalı, borcunu ödediğini, ayrıca davacının taşınmazı sattığını savunmuştur. Dosya arasında bulunan tapu kaydı fotokopisine göre taşınmazın davacı tarafından 02.12.2014 tarihinde Selçuk Akdeniz isimli kişiye satıldığı, taşınmazın 01.12.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile dava dışı Selçuk Akdeniz tarafından davalıya kiraya verildiği görülmektedir. Kiralananın satılması halinde davacının malik ve kiraya veren sıfatı satımla birlikte sona erdiğinden tahliye isteminde bulunamaz. Bu sebeple kiralanana ait tapu kaydı getirtilerek davacının taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının ve tahliye yönünden dava hakkının sona erip ermediği üzerinde durulması ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi doğru görülmediğinden bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Bu sebeple; davacının tahliye yönünden dava hakkının sona erdiği kabulüyle tahliye isteminin reddine karar verilmiştir.
Yapılan açıklamalar ve hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; Bakırköy 5. İcra Müdürlüğü’nün 2022/3136 Esas sayılı dosyasında davalı borçlunun itirazının kısmen kaldırılmasına, takibin kısmen devamına, tahliye talebinin reddine ve alacağın likit olması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur" gerekçesiyle; "davanın kısmen kabul, kısmen reddine, Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün 2022/3136 Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile 42.522,96 TL kira alacağı ve 2.500,00 TL işlemiş faiz yönünden itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün 2022/3136 Esas sayılı dosyasında davanın kısmen reddi ile 5.633,04 TL kira alacağı yönünden itirazın kabulüne, takibin kaldırılmasına, tahliye talebinin reddine, davalının 42.552,96 TL kira alacağının %20’si oranında icra inkar tazminatını davacıya ödemesine" karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davalının talep ettiği bankalara müzekkere yazıldığını fakat cevap gelmesi beklenmeden dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, eksik bir bilirkişi raporuna binaen hüküm tesis edildiğini, ek rapor taleplerinin de reddedildiğini, yeterli delilin toplanmadığını, dosyaya sunulan makbuzların dikkate alınmadığını, gerekçeli kararda da değerlendirilmediğini, davalının kira bedellerini düzenli olarak ödediğini, ödemelerin bir kısmını elden, bir kısmını ise bankadan gerçekleştirdiğini, banka aracılığıyla yapılan ödemelerin davacının hesabına, elden yapılan ödemelerin ise davacının 18/03/2019 tarihinde düzenlediği, kira bedellerini alma yetkisi verdiği vekaletnamesine istinaden K…E…'ın sahibi, dava dışı emlakçı A…K….'ya yaptığını, elden ödenen kira bedellerine dair A… K…'dan makbuz aldığını, cevap dilekçesinde sunduğunu, tarafların yemin deliline dayandığını, mahkemece bu yönde herhangi bir hatırlatma yapılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile tanzim edildiğini, 2015-2016-2017 yıllarına ait kira bedelleri eksik olsa dahi zamanaşımı sebebiyle davaya ve hesaba konu edilemeyeceğini, bilirkişi raporunda 2015-2016 yıllarının da haksız olarak hesaplamaya dahil edildiğini, davacının dava konusu taşınmazı dava dışı 3.kişiye devrettiğini, dava konusu taşınmazın maliki sıfatında olmadığını, taraf ehliyeti yani aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının ödenen kira bedellerini inkar ederek kötü niyetli dava açtığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Uyuşmazlık, kira borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ile kiralananın İİK'nın 269. maddesi ile TBK nın 315. maddesi uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyesi istemine ilişkindir. İstinafa konu kararın, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek incelenmesi gerekmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun kiralanan taşınmazların tahliyesine ilişkin 269. maddesi gereğince; "takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olur ve alacaklı da talep ederse ödeme emri, Borçlar Kanunu'nun 260 ve 288 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 315 ve 362) inci maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni müddet geçtikten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder.Bu tebliğ üzerine borçlu, yedi gün içinde, itiraz sebeplerini 62'nci madde hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında, kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse, akdi kabul etmiş sayılır..." İ.İ.K.’nun 269/c maddesine göre; Borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini bildirerek itiraz etmiş ise itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat etmeye mecburdur.
Somut olayda, ilk derece mahkemesince bilirkişi raporu doğrultusunda itirazın kısmen kaldırılmasına, taşınmazın satılması nedeniyle tahliye talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece hükme dayanak yapılan raporda yalnızca davacının hesap hareketleri incelendiği gibi borçlunun zamanaşımı itirazı (cevap dilekçesiyle) değerlendirilmemiştir. Ayrıca, aşamalarda dava dışı kişinin ödeme tahsil yetkisi bulunup bulunmadığının, dosya kapsamına sunulan vekaletname suretinin geçerli olup olmadığının ve dolaysıyla dava dışı A….K…ya yapılan ödemelerin de tartışılmadığı anlaşılmakla, açıklanan hususların değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; duruşma yapılmasına gerek olmadığı, istinaf sebebi yerinde olduğundan HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6. bendi gereğince KABULÜ ile, Bakırköy 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/242 Esas - 2023/63 Karar sayılı, 26/01/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın Dairemizin yukarıdaki kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davalının yatırdığı istinaf peşin karar harcının talep halinde kendisine İADESİNE,
4-Davalı tarafça yapılan istinaf giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden yapılacak yargılama sonunda verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davalı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28/05/2025

