Deze inhoud is alleen in het Turks beschikbaar.
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
2018/870 E. 2018/1558 K.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : Muhlis BOYUN (34314)
ÜYE : Gönül YALNIZ TÜTELOĞLU(36827)
ÜYE : Gamze ÜNAL(41414)
KATİP : Aylin DİDEMZİMONLU(142309)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/11/2017
NUMARASI : 2017/735 Esas 2017/731 Karar
DAVACI : H……………..K…………..
VEKİLLERİ : Av. M. Faruk ÖZEN
Avrupa Kale Ofis Blok 9 K:7 No:2-38 Zeytinburnu/ İSTANBUL
DAVALILAR : 1 –D……. İ…. V.d.
DAVA KONUSU : Tapu İptali ve Tescil
G. KARARIN
YAZIM TARİHİ : 25.12.2018
Davacı vekili, ada parsel numaralarını dava dilekçesinde bildirdiği taşınmazların murislerinden intikal ettiğini, ancak kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına yazıldığını, daha evvel Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/197 esas sayılı dosyasında iptal tescil isteğinde bulunduğunu, davalıların uzlaşma istemeleri üzerine davadan vazgeçtiklerini, davalıların uzlaşmak yerine daha da saldırgan tutum sergileyip taşınmazlardaki hisselerini iade etmediklerini açıklayarak davalılar adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarının müvekkilinin miras payı oranında iptali ile adına tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, daha evvel Kayseri 7. Asliye Hukuk mahkemesinin 2014/197 esas sayılı dava dosyası ile iş bu dava dosyasındaki aynı taşınmazlar yönünden aynı davalılara karşı talepte bulunulduğu, ancak feragat edildiği, buna göre davacının dava konusu taşınmazlardaki haklarından feragat etmiş sayılıp, yeniden aynı davayı açmakta hukuki yararı kalmadığı sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, daha evvel görülen davada davacının davadan vazgeçtiği halde feragat ettiği yönünde hüküm kurulmuş olmasının hakkın özünden vazgeçildiği anlamı taşımayacağını, davadan vazgeçme olarak kabul edilmesi gerektiğini, gerek dilekçede, gerekse yargılama oturumunda vazgeçme beyanında bulunduğunu, buna göre dosyanın işlemden kaldırılması ile yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca "şimdilik" ifadesi kullanıldığı için davada taşınmazlar yönünden hakkından vazgeçmeyeceğinin de anlaşılabileceğini, feragat anlamında değil, davayı daha sonra yeniden açmak üzere geri aldığı anlamı taşıyacağını, davacının gerçek iradesinin belirlenmesi gerektiğini, asla taşınmazlardaki hakkından feragat etmediğini, dilekçede "miras davamdan feragat etme" denildikten sonra açıklamalar bölümünde "açmış bulunduğum davadan feragat ediyorum. Dosyamın işlemden kaldırılmasını arz ederim" denilmekle mahkemece bu beyanalar esas alınarak davanın reddine karar verildiğini, oysa ki, davanın takipten kaldırılması gerektiğini ifade ettiği, söz konusu dilekçenin davacı tarafından bizzat ibraz edildiği tasdik olunmuş ise de aslında bizzat mahkeme kalemi tarafından hazırlanıp, davacıya sadece imza attırmak suretiyle hazırlandığı, dilekçenin yazıldığı anda davacının yanında bulunan davalı taraf avukatı A……… H……birlikte çalışılan eski avukatlardan Av. S………..K……tarafından bizzat arandığı ve davacının dilekçe verdiği zamandaki iradesinin sorulduğu, davalı avukatının ise davacının hakkından feragat etme değil, davalılar edimlerini yerine getirmediği takdirde yeniden dava açabilecek şekilde davadan vazgeçtiğini ifade ettiğini, dilekçenin hazırlandığı tarihte 62 yaşında köyde yaşayan birisi olan davacının feragat sözcüğünün sonuçlarını anlayabilecek bilgiye sahip olmadığı gibi, kalem tarafından düzenlenen dilekçe davacıya okutulmadan imzalatılmak suretiyle tasdik edilmiş olmasının doğru olmadığını, sonuç itibariyle kararın kaldırılarak dosyanın yeniden inceleme için ilk derece mahkemesine gönderilmesi isteği ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf kanun yolu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ila 361. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, ''İncelemenin Kapsamı'' başlığını taşıyan 355. maddede açıkça; ''….İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir……'' demek suretiyle kural olarak Bölge Adliye Mahkemelerinin taraflarca ileri sürülmemiş hususları inceleme konusu edemeyeceği ifade edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK. m. 33). İddianın ileri sürülüş şekli, dosya kapsamına göre istinaf kanun yolu başvurusuna konu dava, kadastro öncesi nedenlere dayanılarak açılmış tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, miras bırakanlarından kalan 140 ada 132, 104 ada 134, 108 ada 2, 163 ada 18 ve 23, 128 ada 185, 129 ada 33, 131 ada 85, 136 ada 109 ve 142 ada 3 parselde kayıtlı taşınmazlarda miras payı oranına hakkı olduğu halde kadastroda davalılar murisi adına tespit ve tescil edildiğini, davalıların haklarını vermeye yanaşmadığını açıklayarak miras payı oranında iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Daha evvel aynı taleplerle Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, ancak taraflara tebliğ yapılmadığından hüküm kesinleşmemiştir. Kayseri 7.Asliye Hukuk Mahkemesindeki yargılama sırasında davacı H…………..K……12.10.2015 tarihli "...davadan feragat eden, davadan feragat dilekçemdir ve feragat nedeniyle iş bu dilekçenin yazılması gereği hasıl olmuştur", "... davalı hakkında mahkemeye açtığım davadan davalı ile karşılıklı olarak anlaştığımız ve şimdilik de aramızda bir mesele kalmadığından dolayı vazgeçiyorum" ve netice ve talep kısmında da "yukarıda arz ve izah ettiğim nedenlerden dolayı dosyanın işlemden kaldırılmasını..." şeklinde ibarelerin bulunduğu dilekçesini mahkemeye sunduğu, mahkemece, 13.10.2015 günlü yargılama oturumunda "Davacıdan soruldu: Feragat dilekçemi tekrar ediyoruz. Buna göre karar verilmesini talep ederim. Beyanı okundu, imzası alındı" şeklindeki açıklama sonucu beyanını imza ettiği, davalı vekillerinin davacının feragatine bir diyeceklerinin bulunmadığı beyanı da zapta geçirilerek imzalarının alındığı, ardından davacının davasının feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı, daha önce açılan davada gerek sunduğu dilekçesinde, gerekse yargılama oturumundaki beyanında davadan feragat ettiğini bildirmiş, beyanını imzası ile onaylamış, mahkemece yazılı şekilde davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karar tebliğe çıkarılmamış, bu sebeple verilen karar kesinleştirilmemiştir. Her ne kadar kesin hüküm olarak değerlendirmek mümkün değil ise de, davacının az yukarıda belirtilen beyanlarının feragat niteliği taşıdığı, diğer deyişle hakkın özünden vazgeçtiğinin kabulü gerekir. Hukuk Genel Kurulunun 14.11.2007 tarih ve 2007/13-848 esas 2007/840 sayılı ilamında belirtildiği üzere açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi, yani dinlenebilir olması bazı şartların tahakkukuna bağlı olup, bunlara dava şartları denir. Dava şartlarından bir kısmı olumlu (varlığı mutlaka gerekli), diğer bir kısmı da olumsuz (yokluğu mutlaka gerekli) niteliktedir. Hakim, önüne gelen bir davada dava şartlarının mevcut olup olmadığını re'sen gözetmelidir. Olumlu dava şartlarından biri de o davayı açmakta hukuki yararının bulunmasıdır. Açılmasında davacısı yönünden hukuki yarar bulunmayan bir dava, dava şartının yokluğundan dolayı reddedilmelidir. O halde; somut olayda evvelce davacı tarafından aynı taşınmazlar hakkında aynı hukuki gerekçe ile açılan davadan daha sonra feragat ettiği, bu sebeple davanın reddine karar verildiği, aynı gerekçelerle aynı taşınmazları eldeki dosyada yeniden dava konusu yapmış ise de, evvelce belirtilen taşınmazlar yönünden hakkından feragat etmiş olması sebebiyle eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvuru isteğinin esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
1) Davacı H……….K….. vekilinin Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 01.11.2017 tarih, 2017/735 Esas, 2017/731 sayılı kararının kaldırılmasına yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun, HMK’nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2) Alınması gereken 35,90 TL istinaf karar ve ilam harcı davacı tarafça başvuru sırasında peşin yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3) İstinaf kanun yoluna ilişkin davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, istinaf başvurusu sırasında yatırılan gider avansından varsa kullanılmayan kısmın, karar kesinleşince HMK'nın 333. maddesi hükmü gereğince davacıya iadesine,
4) Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, tarafların yokluğunda, 7035 sayılı Kanunun Geçici 1.maddesi ve aynı Kanunun 31. maddesi ile değişik HMK.’nun 361/(1). maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04.12.2018

