Yargıtay · 11. HUKUK DAİRESİ

Teminat Senedi ve Borç İlişkisinde Devir Sözleşmesinin Etkisi

Zaaknummer
2022/3816
Uitspraaknummer
2023/7715
Datum Uitspraak
Leestijd
5 min

Deze inhoud is alleen in het Turks beschikbaar.

T. C.

Y A R G I T A Y

1 1 .    H U K U K    D A İ R E S İ

 

Y A R G I T A Y   İ L Â M I

 

Esas    No                               : 2022/3816

Karar No                               : 2023/7715

 

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ                       : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

TARİHİ                                  : 31.03.2022

SAYISI                                   : 2021/1620 Esas 2022/536 Karar

DAVACI                                : B…. I….. vekili Avukat Mehmet Faruk Özen

DAVALI                                 : A…. M…. İnş. Tur. A.Ş. vekili Avukat Y….G….

DAVA TARİHİ                     :13.05.2015

HÜKÜM                                 : Esastan ret

TEMYİZ EDEN                    : Davalı vekili

İLK DERECE M.                : Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ                                  : 29.06.2021

SAYISI                                   : 2021/20 E. 2021/428 K.

 

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından  dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince  davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı M… D…ile A… Mob. İnş. Tur. A.Ş. arasında 05.01.2012 tarihli Showroom Sözleşmesi imzalandığını ve 05.01.2012 tarihli protokol ile müvekkilinin de "kefil" olarak imzasını haiz 130.000,00 TL'lik senet düzenlendiğini, protokolde senedin teminat senedi olduğunun kabul edildiğini, takip alacaklısı davalının müvekkili ve boşandığı eşine karşı anılan teminat senedini işleme koyduğunu, takip sonucunda müvekkiline ait malvarlığı üzerine haciz tesis edilerek, müvekkilinin aracının satışa çıkartıldığını, takibe konu senet teminat senedi olduğundan, müvekkilinin takibe konulan 05.01.2012 tanzim tarihli senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, davalının takibe konu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

 

II. CEVAP    

Davalı vekili cevap dilekçesinde; senedin 05.01.2012 tarihli protokolde ve aynı tarihli showroom sözleşmesinde teminat olarak alındığının belirtilmesinin, söz konusu senedin geçerliliğini ve sebepten mücerretliğini etkilemediğini, davacının senedin borçlusu olmadığını ancak yazılı delile ispat edebileceğini, ortada böyle bir delilin olmadığını, davacı tarafından ibraz edilen 05.01.2012 tarihli protokol çerçevesinde senedin işleme konulduğunu, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddi ile davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,  davacının aval veren sıfatıyla asıl borçlu gibi borçtan sorumlu olduğu, dosyaya sunulan "Devir Sözleşmesi" başlıklı sözleşmede; borçlu M…D….'un borcunun tasfiye edilerek iş yerinin davalı şirketle aynı grupta bulunan A…Mobilya Day. Tük. Mal. San. Tic. Ltd. Şti.'ne devrinin kararlaştırıldığı, devir sözleşmesinin borçlu M…D…., davalı şirket ve  devralan şirket tarafından imzalandığı, borçlu M…D….'un kalan borcuna karşılık 150.000,00 TL'lik yeni bir senet vermiş olduğu, devir sözleşmesi gereğince asıl borçlu M….D…..'un davalı şirkete olan borcunun sona erdiği gerekçesiyle A…. İcra Müdürlüğü'nün 2015/63 esas sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile davacının sona eren borca ilişkin yaptığı toplam 191.970,26 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; devir sözleşmesinin, senetten ayrı borç ilişkisini düzenlediğini, devir sözleşmesi ve hükümlerinde davaya konu senede ilişkin hiçbir bilgi yer almadığından, dava konusu senetle hiçbir bağı bulunmadığını, davacı tarafın borçtan kurtulmasını sağlaması için, sözleşmede açıkça davacının borçlu olduğu senede ilişkin de borcun devir ile ödendiğine yada tecdit edildiğine dair maddenin yer alması gerektiğini, devir sözleşmesinin dava konusu senet ile ilgisi olmayan dava dışı M…'ın diğer borçlarına ilişkin olduğunu, devir sözleşmesinin dava konusu senet ile hiçbir bağı bulunmadığı gibi tamamen ayrı bir hükmü şahsiyete sahip firma ve dava dışı M…D…arasındaki ilişkinin davacıyı ve davalı müvekkilini bağlamadığını, bu nedenlerle davacının dava konusu senede ilişkin borçlu olmadığının tespitinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme hükmünün dosya kapsamına, yasaya, yerleşik içtihatlara ve hakkaniyete aykırı olduğundan kararın kaldırılmasını talep  etmiştir.

 

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya içeriğine, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

 

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

 

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

 

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

 

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

 

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,  26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

← Alle uitspraken