T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. CEZA DAİRESİ
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
- İ S T İ N A F K A R A R I -
-Esastan Ret-
Esas No : 2024/1312 Esas
Karar No : 2024/1788
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/02/2024
NUMARASI : 2023/118 (E) ve 2024/43 (K)
KATILAN KURUM : T… V.. Bankası Sakarya Şubesi
VEKİLLERİ : Av. A… A…
MÜŞTEKİ : 1-B… B…
2-E… A…
3-G… B…
VEKİLİ : Av. M. Faruk ÖZEN
SANIK : G…. Ç…..
MÜDAFİ : Av. SELMA YÜRÜK ÇAKAR
SUÇ : 5411 Sayılı Bankacılık Kanununa Aykırılık
SUÇ TARİHİ : 01/12/2012
HÜKÜM : Mahkumiyet
İSTİNAFA B : Katılan Vekili, Müştekiler Vekili, Sanık Müdafi
İlk derece mahkemesince sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü katılan vekili, müştekiler vekili ve sanık müdafi tarafından istinaf edilmekle, 5271 s. CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı kanunun 280. maddesi gereğince esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek. vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın "5411 Sayılı Bankacılık Kanununa Aykırılık" suçlarını işlediği iddia olunan olayda;
Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/01/2023 tarih, 2019/231 (E) 2023/22 (K) sayılı kararının istinafı üzerine dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Ceza Dairesince incelenmesinde, Dairenin 25/05/2023 tarih 2023/922 (E) ve 2023/1368 (K) sayılı ilamıyla bozma kararı verildiği, bozma ilamı üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mahkemenin13/02/2024 tarih, 2023/118 (E) ve 2024/43 (K) sayılı ilamıyla sanık hakkında (basit zimmet suçundan) eylemine uyan 5411 Sayılı Bankacılık Kanununun 160/1, TCK 43/1, 62/1, 63 ve 53.maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
1-Sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekili ve sanık müdafi tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuna uygun olarak uygulandığı, istinaf başvurusunda bulunan katılan vekili ve sanık müdafinin ileri sürdüğü nedenlerin yerinde olmadığı anlaşıldığından, 5271 Sayılı CMK.nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik müştekiler vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/07/2018 tarih, 2015/9-1191 (E) 2018/328 (K) sayılı kararında belirtildiği üzere, CMK'nın 237. Maddesi gereğince; suçtan doğrudan zarar görmenin müdahale unsurunun şartı olduğu, dolaylı zarar görmenin yeterli olmadığı, bazı suçlar yönünden ilgili kanunlarında müdahale için açık hüküm bulunması gerektiği, (Örneğin; 5607 sayılı Kanun'un 18. Maddesi, 3628 sayılı Kanun'un 18. Maddesi, 5411 sayılı Kanun'un 162. Maddesi gibi), yine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 11/10/2021 tarih, 2021/4856 (E) 2021/12136 (K) sayılı kararında belirtildiği üzere; 5411 sayılı Yasanın 160. maddesinde öngörülen zimmet suçunun niteliği gereği, banka mudileri atılı suçtan doğrudan zarar görmediklerinden davaya katılma haklarının bulunmadığına göre somut olayda sanık hakkında 5411 Sayılı Yasanın 160. maddesinden açılan kamu davasının niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve Kanunda kamu davasına katılması konusunda özel düzenleme bulunmayan B.. B.., E… A…ve G… B…'ın davaya katılma hakkı ve hükmü istinaf etme yetkisi bulunmadığından, 5271 s. CMK'nın 260 ve CMK'nun 279/1-b maddesi gereğince müştekiler B… B…, E… A… ve G… B… vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Cumhuriyet Başsavcılığı ile istinaf talebinde bulunan katılan vekili, sanık müdafi ve müştekiler vekiline tebliğine,
(1) nolu hüküm yönünden;
Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, taraflar yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 15 GÜN içerisinde dairemize ya da dairemize gönderilmek üzere başka bir yer ilk derece Ceza Mahkemesine / Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine verilecek bir dilekçe ile veya bu daire/mahkemelere müracaat ile zabıt katibine yazdırılıp, hâkime tasdik ettirilecek bir tutanak ile (infaz kurumunda bulunan tutuklu ya da hükümlüler için mahkememize gönderilmek üzere infaz kurumu müdürüne verilecek dilekçe veya ceza infaz kurumu müdürlüğüne yapılacak beyanının zapta geçirilmesi suretiyle) Yargıtay nezdinde TEMYİZ yasa yoluna başvurma hakkı açık olmak üzere;
(2) nolu hüküm yönünden;
Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunanlar yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 7 GÜN içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup hakime onaylatmak veya başka bir İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 279/1-b-son cümlesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesi nezdinde İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere,
Süresinde ve usulünce yasa yollarına başvurulmaması halinde kararın bu hali ile kesinleşeceğine 14/05/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

