T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO : 2025/359
KARAR NO : 2025/1471
BAŞKAN : A..Ş… D…
ÜYE : Ö…K… H…
ÜYE : F… B…K..
KATİP : E… Ü…
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/09/2024
NUMARASI : 2024/1 Esas- 2024/315 Karar
DAVACI : H… Y…
VEKİLİ : Av. F…A..
DAVALI : M…. K….
VEKİLİ : Av. Mehmet Faruk Özen
D.KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
K.YAZIM TARİHİ : 17/10/2025
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının takip alacaklısı olduğunu, davacıya gönderilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi üzerine İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2018/27297 esas sayılı dosyası ile üçüncü haciz ihbarnamesi gönderildiğini, takip borçlusu Ercan Yılmaz'a borcunun olmadığını belirterek davacı hakkındaki icra takibinin iptaline, borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile davacının İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2018/27297 esas sayılı dosyasından 118.089,34 TL dosya borcundan dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karışı davalı vekili: Davanın açılmasına davacının sebebiyet verdiğini, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine davacının kendi ihmali sonucu itiraz etmediğini, bu sebeple davanın açılmasına kendisinin hatalı eyleminin sebebiyet verdiğini belirterek, davanın açılmasında kusuru bulunmayan davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 89. maddesine dayalı menfi tespit davasıdır.
Davalının kabulü üzerine İlk Derece Mahkemesince HMK'nin 308. maddesi gereğince karar verilmiş, yargılama gideri ve vekalet ücreti davalı tarafa yükletilmiştir.
HMK'nin 308. maddesi gereğince; kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Aynı maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre ise; kabul, ancak, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur. Öte yandan, HMK'nin 311/1. maddesine göre davayı kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Davalının davayı kabul etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer.
HMK'nin 312/1. maddesine göre; "Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet, ona göre belirlenir." 312/2. maddesine göre ise; "Davalı, davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/11-62 Esas ve 2023/464 Karar sayılı ilamı özetle: "...Üçüncü kişinin, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresi içinde ya da usulüne uygun olarak itiraz etmemiş olması hâlinde, kendisine gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesine karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde menfi tespit davası açma hakkı bulunmaktadır. Birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine itiraz etmemiş olması dolayısıyla kendisine üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilen üçüncü kişinin, 2004 sayılı Kanun'un 89/3 üncü maddesi hükmü uyarınca açtığı menfi tespit davasının tamamen ya da kısmen kabulüne karar verilmesi durumunda, sırf birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresi içinde ya da usulüne uygun olarak itiraz etmediği, kendisine üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmesine ve dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle yargılama giderlerinden sorumlu olacağı yönünde bir kabul, 6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesine aykırı olduğu gibi 2004 sayılı Kanun'un 89/3 üncü maddesi hükmünde açıkça tanınan dava hakkının kullanılmasına bir kısıtlama oluşturacaktır. Böyle bir durumda yargılama giderlerinden sorumlu olmak istemeyen davalının, 2004 sayılı Kanun'un 89/3 üncü maddesi uyarınca aleyhine açılan davada, ön inceleme duruşmasına kadar (ön inceleme duruşmasından önce) davayı tamamen ya da haklı olup olmadığını bildiği kısım yönünden kabul etmesi gerekir. Bu yönde bir kabulü olmadığı sürece davalı, davanın kabulü hâlinde yargılama giderlerinin tamamından, kısmen kabulü hâlinde ise haklılık durumuna belirlenen kısmından sorumlu olacaktır." şeklindedir.
Anılan kararda da ifade edildiği üzere; aleyhine açılan davada, ön inceleme duruşmasına kadar (ön inceleme duruşmasından önce) davayı tamamen ya da haklı olup olmadığını bildiği kısım yönünden kabul eden davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerekir.
Bu bağlamda eldeki davada, -yargısal uygulamalar ve Yargıtayın yerleşik içtihatları da nazara alındığında- ön inceleme duruşmasından önce davalı vekili (davaya cevap dilekçesinde) davayı kabul ettiklerini bildirdiğinden, yargılama giderlerinden (ve bu kapsamda vekalet ücretinden) davalının sorumluluğuna karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı olduğu üzere davalı aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli değildir.
Kabule göre de; İİK'nin 89. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesindeki; "Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir." hükmüne aykırı olacak şekilde davalı aleyhine nispi harca hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,
Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,
Buna göre:
Davanın kabulü ile,
1-Davacının, İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2018/27297 esas sayılı dosya borcundan borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Dairemizin karar tarihi itibarıyla alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcının, davacı tarafça peşin yatırılan 1.643,32 TL'den mahsubu ile fazladan yatırılan 1.027,92 TL harcın davacıya iadesine,
4-Kararın niteliği göz önüne alınarak, taraflar lehine veya aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
II-İstinaf İncelemesi Bakımından:
1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının iadesine,
2-Kararın niteliği itibarıyla, istinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4- İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/10/2025

