T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
54. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
BAŞVURUNUN REDDİ
DOSYA NO : 2022/4341
KARAR NO : 2024/978
HAKİM BAŞKAN : Leyla OVALI YILMAZ (38238)
HAKİM ÜYE : Pınar KABAOĞLU KILIÇ (42612)
HAKİM ÜYE : Serap ERTEN (165864)
KATİP : Bircan EKİNCİ GÜRBÜZ (121383)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/10/2022
NUMARASI : 2022/695 - 2022/1240
DAVACI : A…. A….
VEKİLİ : Av. Mehmet Faruk ÖZEN
Avrupa Kale Ofis Blok 9 No:2 K:7/38 Cevizlibağ Z.Burnu/İSTANBUL
DAVALI : A…..İ…
VEKİLİ : Av. C… BEKTAŞLI
KONUSU : Kiralananın Tahliyesi (İcra)
İSTİNAF TARİHİ : 27/10/2022
KARAR TARİHİ : 02/05/2024
Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ;
İstinaf isteminde usul işlemleri tamam olduğundan, ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki dairemiz üyesince düzenlenen rapor incelendi, istinaf başvuru dilekçesinin ve davanın esası istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı.
İstinaf sebepleri: Davalı vekili süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında 01/07/2019 tarihli kira sözleşmesi bulunduğunu, kira sözleşmesinde kira bedelinin elden alınacağının yazılı olduğunu, müvekkilinin kira sözleşmesinde belirtilen ve takibe konu edilen bedelleri davacı tarafa elden ödediğini, davacının vergiden kaçmak amacıyla tüm kira bedellerini haksız ve kötü niyetli olarak elden aldığını, davacının yaşanan ekonomik kriz ve kira fiyatlarının artması sebebiyle daha yüksek bir bedelle taşınmazı kiraya verebilmek için bu davayı açtığını, bu konuya ilişkin tanık ve delillerinin bulunduğunu, mahkeme tarafından gerekli inceleme yapılmadan ve yemin hakkı kullandırılmadan davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yargılama konusu olayda: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında akdedilen 01/07/2019 tarihli kira sözleşmesi uyarınca müvekkiline ait olan taşınmazın davalıya kiralandığını, davalının kira bedellerini ödememesi üzerine davalı aleyhine İstanbul 22.İcra Müdürlüğünün 2022/12472 Esas sayılı dosyası ile tahliye talepli icra takibi başlatıldığını, davalıya ödeme emrinin 20.06.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının ödeme emrine itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, borcun tamamının 30 günlük yasal süresi içerisinde ödenmediğini belirterek, davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkemece; "takibe konu icra dosyasında İİK'nın 269.maddesinde belirtilen yasal sürelere uygun ihtarlı ödeme emrinin davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı tarafın herhangi bir itirazda bulunmadığı, dosya borcunun ödenmediği ve davanın ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde açıldığı" gerekçesi ile davanın kabulü ile davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiştir.
Dava, kiralananın temerrüt nedeniyle tahliyesi istemine ilişkindir. Yasal dayanağı İİK'nun 269/a maddesidir.
Davacı tarafça takip talebi ekinde sunulan 01/07/2019 başlangıç tarihli, bir yıl süreli konut kira sözleşmesi uyarınca 01/04/2020 - 01/04/2022 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak ödenmeyen kira bedeli ve işlemiş faiz alacağı toplamı olan 15.641,80 TL nin tahsili için davalı aleyhine 20/04/2022 tarihinde icra takibi başlatılmış, icra takibinde "Haciz ve Tahliye" talep edilmiş, itiraz için 7 gün, ödeme için 30 gün süre verilen ödeme emri borçlu kiracıya 20/06/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, ödeme emrine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş, dava 25/07/2022 tarihinde süresi içerisinde açılmıştır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 269/2.maddesi hükmü gereğince ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini aynı yasanın 62. maddesi hükümleri dâhilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmez ise, akdi kabul etmiş sayılır. Borçlunun kira akdine açıkça karşı çıkmaması karşısında İİK'nin 269/2. maddesi gereğince kira ilişkisinin kesinleştiğinin kabulü gerekir. Öte yandan kira akdini, kira bedelini ve ödeme zamanı ile şeklini kanıtlama yükümlülüğü davacı alacaklıya, kira paralarının ödendiğini ispat külfeti de davalı borçluya aittir.
Somut olayda; davalı kiracı yasal süresi içerisinde icra takibine konu kira bedeline ve kiracılık ilişkisine itiraz etmediğinden takipteki kira bedeli ve kiracılık ilişkisi kesinleşmiştir. Bu durumda İİK’nun 269/2. maddesi uyarınca davalı kiracının takip konusu borcu ödediğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat etmesi gerekir. Davalı kiracı takip konusu kira bedellerini ödediğine ilişkin yasal ödeme belgesi sunmamıştır. Kira sözleşmesine ve aylık kira miktarına açıkça itiraz etmeyen davalı kiracı talep konusu kira bedellerinin ödediğini İİK'nun 68. maddesinde sayılan belgelerle kanıtlayamadığından İİK nun 269. ve TBK nın 315. maddesi gereğince tahliye davasının yasal şartlarının oluştuğu, icra hukuk mahkemesinin takip hukuku ile sınırlı ve dar yetki ile inceleme yapması sebebiyle itirazın kaldırılması ve tahliye davalarında yemin deliline başvurulması mümkün olmayıp mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; dairemizce duruşma yapılmasına gerek olmadığı, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlara, yasal gerektirici nedenlere göre karar verilmiş olması sebebiyle, incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, istinaf sebepleri yerinde olmadığından başvurunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
Peşin yatırılan istinaf başvuru harcının mahsubuna,
Alınması gereken 427,60 TL istinaf maktu karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 346,90 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
İstinaf harç ve masraflarının istinaf talebinde bulunanın üzerinde bırakılmasına,
Gider avansından kalanın talep halinde yatırana iadesine,
Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden, tarafların ve vekillerinin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 02/05/2024

