T.C.
YARGITAY
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ
ESAS NO :2021/19113
KARAR NO :2024/7929
TARİH :19.09.2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2738 E., 2021/803 K.
DAVA TARİHİ : 11.05.2018
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü- İstinaf talebinin esastan reddi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/338 E., 2019/418 K.
Taraflar arasındaki internet haberinin yayından kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının imtiyaz sahibi olduğu Sabah Gazetesinin internet sitesinde 02.03.2005 tarihinde müvekkili hakkında "Rekabet Kurumunda köstebek operasyonu" başlıklı haber yayınlandığını ancak habere konu iddia edilen eylemden dolayı müvekkili hakkında 2006 yılında beraat kararı verilip, kesinleşmesine rağmen haberin halen yayında olduğunu, müvekkilinin unutulma hakkı kapsamında haberin yayından kaldırılmasını talep etme hakkının bulunduğunu, Sulh Ceza Hâkimliği tarafından yayından kaldırma kararı verilmiş ise de davalı site "http" protokolünü kullandığından kararın Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından uygulanamadığını, müvekkilinin kişilik haklarına yapılan saldırının önlenmesi gerektiğini belirterek haberin yayından kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın görevli mahkemede açılmadığını, 5651 sayılı Kanun'a göre Sulh Ceza Hâkimliğinin görevli olduğunu, unutulma hakkının kamu görevlileri hakkında uygulanamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının imtiyaz sahibi olduğu Sabah Gazetesinin internet sitesinde 02.03.2005 tarihinde davacı hakkında "Rekabet Kurumunda köstebek operasyonu" başlıklı haber yayınlandığı, habere konu iddia edilen eylemden dolayı davacı hakkında verilen beraat kararının kesinleştiği, Sabah Gazetesinin internet sitesinde davacının olayla ilgili beraat kararına yer verilmeksizin haber içeriğinin yayınlanmaya devam ettiği, davacının kişilik haklarına yapılan saldırının önlenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulü ile 02.03.2005 tarihli haberin yayından kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın görevli mahkemede açılmadığını, 5651 sayılı Kanun'a göre Sulh Ceza Hâkimliğinin görevli olduğunu, Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliği kararı ile erişim engeli kararı verilmesine rağmen eldeki davanın açılmasında davacının hukuki yararının olmadığını, davacının daha sonra beraat etmesinin haberin hukuka uygunluğunu etkilemeyeceğini, haberde Rekabet Kurumu'nda gerçekleşen olayların adli sürecine ilişkin bilgi verildiğini, yapılmasında kamu yararı bulunduğunu, hukuka uygunluğun yayın tarihi itibari ile değerlendirilmesi gerektiğini, kişilik haklarına saldırı olmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu haberin yapıldığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 13 yıllık bir sürenin geçtiği gözetildiğinde haberin güncelliğini yitirdiği, habere konu olayın yayın tarihinde görünür gerçeğe uygun olduğu anlaşılmış olsa da, yapılan yargılama sonucu davacının beraat ettiği ve hükmün kesinleştiği, toplumun halen habere ulaşmasının kişi hakkında yanlış algılamaya neden olabileceği, davacının siyasetçi veya sanatçı gibi kamunun ilgisine haiz kişilerden olmadığı, haberin yayında kalmasının topluma sağlayacağı bir katkının da bulunmadığı, haberin kolayca ulaşılabilen internet ortamında yayınlanmaya devam edilmesinin davacının şeref ve itibarını zedeleyici nitelikte olduğu, davacının “unutulma hakkı”na dayalı talebinin ve İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın görevli mahkemede açılmadığını, 5651 sayılı Kanun'a göre Sulh Ceza Hâkimliğinin görevli olduğunu, Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliği kararı ile erişim engeli kararı verilmesine rağmen eldeki davanın açılmasında davacının hukuki yararının olmadığını, davacının daha sonra beraat etmesinin haberin hukuka uygunluğunu etkilemeyeceğini, haberde Rekabet Kurumu'nda gerçekleşen olayların adli sürecine ilişkin bilgi verildiğini, yapılmasında kamu yararı bulunduğunu, hukuka uygunluğun yayın tarihi ile itibari ile değerlendirilmesi gerektiğini, kişilik haklarına saldırı olmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; 02.03.2005 tarihinde "www.sabah.com.tr" de yayınlanan haberin "unutulma hakkı" kapsamında yayından kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 17 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
TMK'nın "Kişiliğin korunması" kısım başlıklı 24 üncü maddesi şöyledir:
“Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.”
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; Sabah Gazetesinin internet sitesinde 02.03.2005 tarihinde davacı hakkında "Rekabet Kurumunda köstebek operasyonu" başlıklı haber yayınlandığı, bu iddiaya konu yargılama neticesinde davacının beraat ettiği ancak haberin halen arşivde yayınlanmaya devam ettiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.06.2015 tarihli ve E.2014/4-56, K.2015/1679 sayılı kararında "...Unutulma hakkına gelince; unutulma hakkı ve bununla ilişkili olan gerektiği ölçüde ve en kısa süreliğine kişisel verilerin depolanması veya tutulması konuları, aslında kişisel verilerin korunması hakkının çatısını oluşturmaktadır. Her iki hakkın temelinde bireyin kişisel verileri üzerinde serbestçe tasarruf edebilmesini, geçmişin engeline takılmaksızın geleceğe yönelik plan yapabilmesini, kişisel verilerin kişi aleyhine kullanılmasının engellenmesini sağlamak yatmaktadır. Unutulma hakkı ile geçmişinde kendi iradesi ile veya üçüncü kişinin neden olduğu bir olay nedeni ile kişinin geleceğinin olumsuz bir şekilde etkilenmesinin engellenmesi sağlanmaktadır. Bireyin geçmişinde yaşadığı olumsuz etkilerden kurtularak geleceğini şekillendirebilmesi bireyin yararına olduğu gibi toplumun kalitesinin gelişmişlik seviyesinin yükselmesine etkisi de tartışılmazdır. Unutulma hakkı; üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişte yaşanılan olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlemesini isteme hakkı olarak ifade edilebilir." şeklinde unutulma hakkının ifade edildiği, dava konusu haberin unutulma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gereken bir yayın olduğu, bu nedenle mahkemenin internet haberinin yayından kaldırılmasına dair kabul kararının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, temyizden incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

