İstanbul Merkezli Hukuk Bürosu

Hukukun zarafeti, adaletin terazisinde.

Fikri ve sınai mülkiyetten ticaret hukukuna, idari uyuşmazlıklardan vergi hukukuna kadar müvekkillerimize stratejik, öngörülü ve kişiye özel çözümler sunuyoruz.

  • Hukuki Vizyon

    Mevzuatı değil, geleceği okuyan stratejik hukuk danışmanlığı.

  • Güvenilirlik

    Her dosyada şeffaflık, gizlilik ve sarsılmaz bir sadakat.

Keşfedin

İçtihat Kararları

Emsal kararlar,
güncel içtihat.

Çalışma alanlarımıza ilişkin öne çıkan yüksek mahkeme ve ilk derece kararlarını özetliyoruz.

Tüm kararlar
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, temerrüt nedeniyle tahliye talepli ilamsız icra takibinde kiracının sadece kira bedelini değil, sözleşmede açıkça öngörülen yan giderleri de (elektrik, su, ortak gider katılım payı vb.) TBK m. 315 anlamında ödeme borcu altında olduğunu, bunların ödenmemesinin de temerrüt oluşturabileceğini kabul etmiştir. Somut olayda kiracı, ödeme emrine itiraz etmeyerek kira sözleşmesini ve borç kalemlerini kabul etmiş, 30 günlük süre içinde kira borçlarını ödemiş ancak sözleşmede kira gibi ayrıca fesih ve tahliye sebebi sayılan elektrik, su ve ortak gider borçlarını ödememiştir. Kurul, İİK m. 269 ve 269/a ile TBK m. 315 uyarınca yan giderlerin de süresinde ödenmemesi nedeniyle temerrüt olgusunun gerçekleştiğini, bu nedenle kiralananın tahliyesi isteminin reddine ilişkin direnme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, Özel Daire bozma gerekçesine paralel olarak direnme kararını bozmuştur. Kararda, İİK m. 269/a’da yalnızca “kira borcu” ifadesinin kullanılmasından hareketle yan giderlerin temerrüt nedeniyle tahliye sebebi olamayacağını savunan karşı oy da yer almaktadır.

    Kararın tamamını oku
  • İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi, davacının haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü yapı kullanma yerinde tetkik ücreti, izin harcı ve gecikme zammının iadesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine karşı açtığı davada süre aşımı olmadığına karar vermiştir. Kararda, mülkiyet hakkının zaman ötesi niteliği ve 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca mülkiyet hakkının ihlali iddiasıyla idareye her zaman başvuru yapılabileceği, bu başvurunun reddi üzerine de 7. maddede öngörülen 60 günlük süre içinde dava açılabileceği vurgulanmış; bu çerçevede, davacının başvurusunun reddi üzerine açtığı davanın süresinde olduğu kabul edilerek, davayı süre aşımı nedeniyle reddeden İzmir 4. İdare Mahkemesi kararı kaldırılmış ve dosyanın işin esasının incelenmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.

    Kararın tamamını oku
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, eşlerin anlaşmalı boşanma davası duruşmasında söyledikleri “paylaşacak bir malımız ve eşya talebimiz yoktur” sözünün, yasal mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacak haklarından açık ve tereddütsüz biçimde feragat anlamına gelmediğine karar vermiştir. Somut olayda taraflar 2005’te anlaşmalı boşanmış, protokolde veya hüküm fıkrasında mal rejiminin tasfiyesine ilişkin hiçbir düzenleme yapılmamış, yalnızca duruşma tutanağında bu genel ifade kullanılmıştır. HGK, mal rejiminin tasfiyesinin boşanmanın fer’i olmadığını, bu konuda anlaşma yapılmak isteniyorsa bunun açık, somut ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerektiğini, genel ve muğlak “mal/eşya yok” beyanlarının tasfiye veya feragat sayılmayacağını vurgulamıştır. Bu nedenle, tarafların bu beyanlarından hareketle mal rejimini tasfiye ettikleri kabul edilerek hem asıl hem karşı davanın reddi doğru bulunmamış; Özel Daire’nin, deliller toplanarak mal rejimi alacakları hakkında esaslı inceleme yapılması gerektiğine dair bozma gerekçesine uyulmayıp direnilmesi usul ve yasaya aykırı görülerek direnme kararı bozulmuştur.

    Kararın tamamını oku
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 15.08.2020 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesinde, ihtiyaç nedeniyle tahliye davasının sözleşme süresi dolmadan (15.08.2025’ten önce) açıldığını, Türk Borçlar Kanunu m. 350/1 uyarınca ihtiyaç sebebiyle tahliye davasının belirli süreli sözleşmelerde ancak sürenin bitiminden sonra ve bir aylık süre içinde açılabileceğini, bu sürenin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiğini belirtmiştir. Buna rağmen, 01.12.2023 tarihinde açılan davada kiralananın tahliyesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz istemi kabul edilmiş ve ilk derece mahkemesi kararı, sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına bozulmuştur.

    Kararın tamamını oku
  • İzmir 11. Hukuk Dairesi, kasko sigortalı aracın trafik kazası sonucu uğradığı zararın tazminine ilişkin davada, delil avansının geç yatırıldığı gerekçesiyle davayı reddeden İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi kararını kaldırmıştır. İstinaf incelemesinde, delil avansının bir sonraki duruşmadan önce yatırıldığı ve yargılamayı uzatmadığı, bu nedenle kesin sürenin amacına ulaştığı belirtilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilmesinin usule aykırı olduğu gerekçesiyle HMK m. 353/1-a-6 uyarınca dosya yeniden karar verilmek üzere İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmiştir. Karar 10.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle alınmıştır.

    Kararın tamamını oku
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi, kira bedeli tespit davasının ilk derece mahkemesi tarafından uyarlama davası olarak yanlış vasıflandırılıp arabuluculuk şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle reddedilmesini hatalı bulmuştur.

    Davacının talebinin kira bedelinin tespiti olduğu, bu dava türünde arabuluculuk şartı aranmadığı belirtilerek istinaf başvurusu kabul edilmiş, ilk derece kararı kaldırılmış ve dosya yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

    Kararın tamamını oku

Blog & Makaleler

Hukuki perspektif

Mevzuattaki değişiklikler ve güncel kararlar üzerine ekibimizin değerlendirmeleri.

Tüm yazılar

İletişim

Görüşmek için
bir adım yeter.

Adres
Avrupa Kale, Maltepe, Ofis 9. Blok K:7 D:38, 34010 Zeytinburnu/İstanbul

Talebinizi iletin, bir avukatımız en kısa sürede sizinle iletişime geçsin.